OP. DR. DİLEK POLAT KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM UZMANI

VAJİNİSMUS TEDAVİSİNDE KIZLIK ZARININ ROLÜ VE GERÇEKLER

Vajinismus, kadının kendi isteğine rağmen vajina içerisine parmak, fitil, tampon ya da eşinin penisi gibi herhangi bir cismi alamaması durumudur. Yani kadın zihinsel olarak “istiyorum” dese bile, vajina çevresindeki kaslar istemsizce kasılır “duvara çarpıyormuş gibi” hisler yaşanabilir.

Bu durumun arkasında hem psikolojik hem de fiziksel (organik) nedenler olabilir. Neden çoğu zaman psikolojik olsa da bazı kadınlarda kızlık zarı ile ilgili anatomik problemler de vajinismus tedavisini zorlaştırabilir veya cinsel birleşmeyi engelleyebilir.

Kızlık Zarı (Hymen) Nedir?

Kızlık zarı, vajina girişinin yaklaşık 1–1,5 cm içerisinde, vajinal açıklığı çevreleyen ince bir mukoza katlantısıdır. Her kadında aynı görünmez; tıpkı burun, kulak, göz şeklimiz gibi kızlık zarının yapısı da kişiden kişiye değişir.

En sık görülen bazı kızlık zarı tipleri annüler, septalı, kribriform ve imperfore tiplerdir. Annüler (halka şeklinde) kızlık zarı, vajina girişini çepeçevre saran halka görünümündedir ve en sık rastlanan tiptir. Septalı (perdeli) tipte kızlık zarının ortasında bir ya da birden fazla ince doku bandı bulunur. Kribriform tipte zar, süzgeç gibi çok sayıda küçük delikle kaplıdır; bu durum hem tampon kullanımını hem de cinsel penetrasyonu zorlaştırabilir. İmperfore (kapalı) kızlık zarında ise vajina girişinde hiç açıklık yoktur; adet kanı dışarı akamaz, genç kızlık döneminde adet görememe ve karın ağrısı şikâyetleriyle ortaya çıkar ve mutlaka cerrahi müdahale gerektirir.

Bu anatomik farklılıklar her zaman problem yaratmaz; çoğu kadında hiçbir şikâyete yol açmadan hayat boyu böyle kalabilir. Ancak bazı tipler, özellikle de çok kalın, sert, esneme kapasitesi düşük veya çok yüksek yerleşimli kızlık zarları, vajinismus hastalarında cinsel ilişkiyi daha da zorlaştırabilir.

Kızlık zarı ile ilgili yapısal sorunlar, vajinismusun en sık görülen organik nedenleri arasındadır. Kızlık zarının normalden kalın, sert veya esnekliğinin az olması, zarın vajina girişini daraltacak şekilde yüksek konumda bulunması ya da kribriform, septalı gibi deliklerin yetersiz olduğu varyasyonlar cinsel birleşmeyi mekanik olarak güçleştirebilir.

Kızlık Zarı Ameliyatı (Himenektomi / Himenotomi) Ne Zaman Gerekir?

Kızlık zarı yapısal olarak cinsel ilişkiye izin vermeyecek kadar kalın, sert veya kapalıysa, çözüm çoğu zaman küçük bir cerrahi müdahale ile sağlanır. Bu noktada iki temel işlemden söz edilir: Himenektomi ve himenotomi. Himenektomi, kızlık zarının tamamının veya büyük kısmının cerrahi olarak çıkarılmasıdır. Himenotomi ise kızlık zarının tamamen alınmadığı, sadece açıklığın genişletildiği, kesilerek rahatlatıldığı işlemdir.

Bazı vakalarda sadece küçük bir kesme işlemi (himenotomi) yeterli olurken, bazılarında daha geniş bir çıkarma (himenektomi) gerekebilir.

Buna karşın, ortada organik bir neden yokken yapılan kızlık zarı ameliyatları vajinismusu tek başına çözmez; hatta çoğu zaman gereksiz bir müdahale niteliği taşır.

Her Vajinismus Hastasına Kızlık Zarı Ameliyatı Gerekir mi?

Kesinlikle hayır. Her vajinismus vakasında kızlık zarının alınması ya da kesilmesi gerekmez. Çoğu hastada sorun kızlık zarından çok, cinsellikle ilgili korkular ve kasların istemsiz kasılması ile ilgilidir. Bu yüzden cerrahi kararının mutlaka dikkatli bir jinekolojik değerlendirme sonrası verilmesi gerekir.

Psikolojik Faktörler ve Kızlık Zarı Hakkındaki Yanlış İnançlar

Kızlık zarına yüklenen kültürel ve toplumsal anlamlar, vajinismus gelişiminde çok etkilidir. Kadınların zihinlerinde sıkça “Kızlık zarım yırtılırsa çok kanar, hastanelik olurum.”, “Benim kızlık zarım kalınmış, asla yırtılamazmış.”, “İlişkide mutlaka çok canım yanacak.”, “Kızlık zarım bozulursa değerimi kaybederim.” gibi cümleler dolaşır.

Bu düşünceler, bedenin doğal bir parçası olan kızlık zarını tehlikeli bir engel gibi algılatır. Böyle olunca ilişki anında vücut korunma tepkisi verir; kaslar kilitlenir, nefes tutulur, bacaklar kapanır ve vajinismus döngüsü pekişir.

Özetle; kızlık zarı problemi, vajinismus tedavisinde göz ardı edilmemesi gereken önemli bir faktör olmakla birlikte, tek başına bütün hikâye değildir. Bazı kadınlarda kızlık zarındaki anatomik engel, cinsel birleşmeyi gerçekten fiziken zorlaştırabilir ve bu durumda küçük bir cerrahi müdahale gerekebilir. Ancak her ilişkiye giremeyen kadında “kızlık zarı alınmalı” yaklaşımı yanlıştır ve çoğu kez gereksizdir. Doğru olan; önce alanında deneyimli bir jinekoloğun değerlendirmesi, ardından gerekiyorsa cinsel terapi ve psikolojik destekle birlikte sürecin yürütülmesidir.

Op. Dr. Dilek Polat

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olan Op. Dr. Dilek Polat, tıp eğitimini Bülent Ecevit Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tamamlamış ve uzmanlık eğitimini İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde gerçekleştirmiştir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir